ŞİİRLERİM

855978
bugünbugün49
dündün169
bu haftabu hafta839
bu aybu ay3466
tümütümü855978
216Dot73Dot217Dot47
 

KAPANDI BİTTİ ÇAĞI / K.HOŞOĞLU

Alti aya fut oldi üçyüz gram içyağı,
Arapikolan kardaş  kastaniça kabağı,
Temele taşı pelki,sac ayak, malahtara,
Gazyağı satilmayi, likmenun bitti çağı,

 Şira al şerevazdan pepeçura edersun ,
Kuncilan kolotiyi pişur mincilan yersun,
Bağırsana nenene korkotalan lobyayı
Mabeyinden darniya  çikup kot ile versun.
                          
Kutuniden ayrilur lağusun şokalisi ,
Kondari davlisindan iskeminun palisi,
Sirgan idi fakirun lahanası ve çayı,
Zimbilaçinun olur tavada tavalisi,
                           
Doldurmişim gerdele Lahmilan pulamayi ,
Şepidi çipa sökti, çilipuli yanayi,
Zambulaları puli,çişoni karatavuk,
Çiçili kolistavra andurur langonayı.
                           
Furnesilan oliyi çilburlan ekmeğaşı ,
Bilinen yemeklerun paluzedur en başı,
Pekmezli kavut topi  tadı damağumdadur.
Sarmusağı döğmağa lazim idi  tuztaşı
                           
Ateşluğun başına asılurdi hopeçi,
Sıra sıra küplerun ağızlarında peçi,
Çiten , metruşi, ğasri saklanurdi ahira,
Bulmeye andi ile alemedi makoçi
                                 
Falamidi, kopali, feretiko, masuri,
Kormi, kenef, ayakyol, gece kuşi, çuncuri
Naylanun podosisi, likapalan fikoki,
Kartofilan mamuli yenilur kuri kuri
                                 
Çepuğun, kuviçanun içinde kül kuruni,
Sinide haşil, tifti, yanında kavut uni
Hele birde var ise bir lenger portihala,
Eğratluğa da gider, doğar fakirun güni.
                                  
Kuti, küp kofterası, tapa, çişoma, kadı,
Panti, pali, manaçi, kopti gitti kalmadi,
Arapiko felisi, hem sütli hem mancasi,
Baklavada bulunmaz hamşi kuşinun tadi
                      
Yanmışa çiya konar, kavataraya hiyar,
Lahananun kotisi,  kabağun çiviti var,
Muta, yayık, refani kumyasladı çürüdi,
Koliva tavaliya, Rohtiko nerde sorar.

Fitina, ahpin, hayta, lom demiri, muh, palan,
Kocacuk, kaş, sağırpoş, kantarma, eyer, kolan,
Fafatara, tospağa, muncurilan, kutuçi,
Zambula, ğanca, keğle, patuli, Karakoçan.
          
Şamiralar moziko, nosoka kosi oldi,
Ambar kaaber, roka, saçak hamlaus doldi,
Kurçeli ile hopi, livor, matiçalinun,
Laus rokopisinun rengi sarardi soldi.

Çafladi, kaçapeti, peşuğun kamarasi,
Entari, jipon,  fustan elbiselerun hasi,
Halaçilan kuyizma, kuku, çiğa sesleri,
Pardinun bağirmasi, kulaktan siler pasi.
                          
Sultuçi şamatasi, kaçurur kalobyayı,
Ğavroşlar derelerde hep momoli arayi,
Rohati, tomon, otluk, çefo, koma, çupuri,
Kitluk var bulamazduk kaçani, çiğirtayi.

Büyüdükçe kizarur, horozun çitarisi,
Peştemal tezgahinun, kirildi mitarısi,
Aşirak, çağra, teşik, rokopeti, yığ, ketan,
Peşkir, çeşan dokurdi Rize’linun yarisi.

Kontra, İskarpin, hedik, maçahtara, peçere,
Lehte çonoşi, feçan, saraybağı,  cendere,
Didimari eruği, lapazalan duduli,
Kalaç almadığından viryo bağlamış dere.
                          
Firfilik, kopça ,piştof, kukuli, zot, sakunar,
Hemencede şarvata, abaniye çuha var,
Çatılara hartoma, kamçilara gogori,
Zoksi olan her şeye ancak apoksi yarar.
                                      
Yazın ev hayatına, sererdiler kerveti,
Hohori, kiviçinun elbet yenilmez eti,
Apsomati konulur, akan kan dursun diye,
Boğmaca olanlari, tutar koça nöbeti.
                           
Uyumayan sebiye verur idiler çiça,
Yaramaz çocuklara gerekli idi viça,
Paçilarun el işi, sanat eseri oldi,
Filketanun uyasi, tentene, kanaviça.
                          
Hurtuli, hurtuliça, miya, çimidi, muşi,
Yonga, atiçi, prömo, çaruk bağı, kumuşi,
Kösre, bureng, playara, çamçaka, pağsa, maran,
Korob, kurebi, maça, modoni, dibek taşı.
                                     
Deremenun usti hark, altinda var sifoni,
Taşları kıran olur, biliyimisun oni,
Deremene giderken od’un kopar pisikten,
Mastidur, bir piçef at, beş para etmez göni.
                            
Ahir altında kebre, tarlalarda bereket,
Zibidi, alil, ander, salahana , cenabet,
Zavalli kanayakli, pupuka mendeburdan,
Bolaki şapotlayup hovini alur elbet.
                  
Dedemun iştonisi olmiş idi çurçuli,
Nenem makaslan kesti etti oni purtuli,
Avara hiç durmadi, meson başina gitti,
Kendir tarayıp etti vurçi ile uskuli
                             
Rahna ketani doldi ğezel, zibil, hoholi,
Bel ile belleyince beyuk oliyi ğoli,
Hastalandi tohlilar, aldı onlari tabah,
Tavuk kakanis etti, arayidi pifoli.
                             
Timya, nezuk, lapara, lobut, rospi, kopoli,
Muhanat karılarun  hamuri moli moli,
Ormanda ğazluk, kaful, ellerde olur koça,
Forno kurbağalarun sırtı fufudi doli.
                           
Hep işmar edeyiler mostraluk olanlara,
Hemayıl takmayısan biner seni davara,
Kudi kudi afkurma, obur çık, havaciva,
Hamel çekup hamlanup tokemezsun parpara .
                           
Çatapat geldum senlan, kekez, dilo, korbakor,
Kaskarinaya koymak yeni gelini çok zor,
Patiçi yemeğinlan bir bakraç çilahani,
Luturi eti yersun, geçinursun anafor.
               
Ağu, çalçoka, çipa, haloti, kiça, longoz,
Fitruka, harçi, tağra, sayta, biçki döker toz,
Sümüçla sinağüş yap, kırnap ile çapli at,
Emcük, salmı, tatuli, kupas düşmüştür ğavroz.
                           
Kiriş ve istilari, yan tarafi taraba,
Çaylar pişurulurdi çaynık denilen kaba,
Analis edilurdi çinyanun lekeleri,
Ketanlari kasara kordi Fadime aba .
                          
Parakamiya astum koçani marosladi,
Kaçan şilepeçinun çok güzel olur tadi,
Çaplika yapamazsun funduk temeçisinden,
Kongoşi, çapulanun artık kalmadı adı.

Buğriyla delik delup kodes’e taktum  süser,
Zipazıp yiyecektum, çumaşi olmuş hoşmer,
Bi fut çektum yağından, hemen kopti ğarğaris,
Dilum pupu olsada çeşin etmeye değer .
                           
Tentenis edenleri, hep alur andimeri,
Nuğamisa olanun yol başlaridur yeri,
Nenemun kinalisi, poğota de su içsun,
Buci, kiçi kiçi yer hiliça, hopileri.
                
Pepe dolu maşraba, düştü kırıldı sapı,
Tifora pavli üzüm, armut idi hanapi,
Tongorlarun tozini temizle yağluk ile,
Lop olmadan yutulmaz kukuçi, kukulapi.
                       
Mile, miras, heneke, şimendifer, namaztaş,
Kehriz çihpirle doldu, patomalar kaldi yaş,
Fotin, lapişka, lapşi, kaleçi, yazma, kekül,
Kuvari incir olur, kav yanar yavaş yavaş.
                            
Ğorğarina, hacika, anağula, kör siçan ,
Derelerde çağana, sularda eğri hasan,
Süs içun aranurdi koğlidi vizorisi,
Seferberlukten sonra ne kadar geçti zaman.
                             
Burmalan tereteli süsleyidi  saçağı,
Tohlinun perçemi var kulincukadan bağı,
İngilizce,Fransızca veya almanca sanar,
Habu sözleri duyan Rize’linun uşağı.
                       
Tarihi eser gibi gitti nice insanlar.
Kültür gibi  dilumuz çok değişti zamanlar,
Canım ciğerum gözüm ne olur ey uşağum.
Habu benum dilumi senden başka kim anlar.

  Kamil  HOŞOĞLU  (Kafiyeli Hoş Hatıralar ve Şiirler Kitabından)

Not  ;  Kapandı Gitti Çağı isimli altı kıta bir şiir bana getirdiler. Yazarı yoktu. Yazarını tespit edemedim. Hoşuma gitmişti be de o altı kıtaya kelime hazinelerimden faydalanarak ekledim. Otuz kıtayı geçti. Şiirin sonunda 1,2,3,4,5 ve son kıtalar La Edri (bana ait değil) notunu düşmüştüm.Piyasada bu şiirin tümünü sahiplenenler çıktı. Rahmetli Orhan Nacı Ak'ın Rize ile ilgili kitabında da  yedi kıta olarak yazdığı bu şiirin altında da  La Edri ( yazarı bilinmiyor) yazıyordu. "Kapandı Gitti Çağı" isimli şiirde  bana ait olmayan ve La Edri diye ifade ettiğim altı kıt’ayı  bu şiirden çıkartıp 'KAPANDI BİTTİ ÇAĞI " ismi ile her kıtası kendime ait olarak yeniden düzenledim.  Mevcüt 37 kıt’anın tümü (Kendime ) Kamil HOŞOĞLU’na aittir. Ayrıca kelime anlamlarının sözlüğünü de ilave ettim. Müslüman olmayan, şerefini düşünmeyen yalan söyler ve çalmada bir beis görmez. Çeşitli spekülasyonlar üzerine bu açıklamayı yapma ihtiyacı duydum. K.H.

KAPANDI BİTTİ ÇAĞI

ŞİİRİ İÇERİSİNDEKİ KELİMELERİN ANLAMLARI   K.HOŞOĞLU

Fut olmak            :Tez bitmek, tükenmek.
Arapiko kabağı     :Kara kabak
Kastaniça kabağı  :Beyaz kabak
Temele taşı         :Eski evlerde ateş yakılan yerde üzerine demir 
                           ayaklıkları koymak için konulan sabit taş.
Pelki, pleki          :İçerisinde ekmek pişirmek için bir cins taştan
                           oyulup yapılan kap.
Sacayak               :Pişirmek için sacın üzerine koyduğumuz üç
                           ayaklı demir aparat.
Malahtara            :Gemi karinalarını boyamak için uzun saplı fırça.         
Likmen                :Şişesiz yanan küçük idare lambası
--------------------------------------------------------------
Şira                    :Sıkılan üzüm suyu.
Şerevaz              :Üzümü çuvala koyup üzerinde sıkmak için
                           tahtadan yapılmış tabuta benzer kap.
Pepeçura            :Kokulu üzüm şirasından mısır unuyla yapılan
                          sütlaç şeklinde bir çeşit yemek.
Kunci                 :Kendirin lifi alındıktan sonra kalan ve ateş yakmak
                          için kullanılan özü.
Koloti                 :Pide
Minci                  :Çökelek
Korkotı               :Mısırın öğütülmüş en kalın şekli,
Lobya                 :Fasulye
Mabeyin              :Eski evlerde iki oda kapısı önünde bulunan ve
                           çatıya çıkmak için kullanılan geniş alan .
Darni                  :Çatı
Kot                     :Yuvarlak bir ölçek, kab.
-------------------------------------------------------------
Kutuni               :Ufaltılan mısırın kalan iç kısmı,
Lağus                :Mısır
Şokali                :Mısırın tanelerini örten kabuk, örtü kısmı.
Kondari davlisi   :Düzgün olan fındık sürgüsünün bir parçası.
İskemi palisi      :İskemlenin ayağı.
Sirgan               :İsirgan otu.
Zimbilaçi           :Kazık dikeninin yenilebilen taze sürgüsü.
Tavali                :Bazı şeylerin soğan ile kavrularak yapılan yemek.
---------------------------------------------------------------
Gerdel              :Büyükbaş hayvanlara yem, yemek verilen kap.
Lahmi               :İneklere kazanda pişirilerek yapılan yiyecek.
Pulama             :İneklerin içme suyuna un, kepek karıştırılması.
Şepidi               :Yaban arısı.
Çipa                 :Arının iğnesi

Çilipuli            :Gece ışık vererek gezen ateş böceği.
Zambula          :Hayvanların derisinde bulunup kan emen kurt,böcek.
Puli                 :Tavuk.
Çişon               :Ağaçlarda oluşan, kuşların yediği küçücük meyveleri
                        olan sarmaşık şeklinde bitki.
Çiçili               :Solucan
Kolistavra        :Kertenkele.
Langona          :Yılana benzer yılanın küçük bir cinsi. 
-----------------------------------------------------------
Furnesi          :Taze mısırı kavurarak öğütülen un.
Çilbur            :Sarmisakli yoğurt, yumurta, biberle yapılan yemek..
Ekmeğaşı       :Mısır ekmeğinin kavurma ile karıştırılıp yapılan yemek
Paluze           :Buğday ununa şeker katılarak pişirilen mahallebi.
Kavut topu    :Taze mısırı ve kabak çekirdeklerini kavurup öğüterek,
                     Bu unu tereyağı ve pekmez karıştırıp yapılan helva.
Tuz taşı         :Kalın tuzu dövüp inceltmek için kullanılan taş.
--------------------------------------------------------
Ateşlik           :Eski zamanda eviçi denen yerde ateşin yakıldığı yer.
Hopeçi           :Kabuğu kalın asma kabağının içi oyularak yapılan kap.
Peçi               :Küplerin ağızlarına bağlanan deri parçası.
Çiten, muta    :Taze fındık sürgüsünden kuru ağaç yapraklarını
                      taşımak için aralıklı dokunan büyük taşıma sepeti.
Metruşi          :Sepet veya çitenlerin büyüklüğünü ifade etme terimi.
Ğasri             :Eskimiş, kırılmış sepet.
Bulme            :Bölme, oda.
Andi              :Dokuma tezgahında bezin sarılması ile ilgili kısım.
Alemedi         :Çahra, çıkrık ile çevrilen tel sarma veya aktarma
                      işinde kullanılan dönen aparat.
Makoçi          :Dokuma tezgâhında tel masurasını içerisine yerleştirip
                     karşıya, beriye atılan iki ucu sıvrı ağaç mekik.
-----------------------------------------------------------
Falamidi        :Sandıkların sağ ve sol üst kısımlarda yaklaşık 10-
                     12 cm genişliğinde ve derinliğinde kapaklı bölme.
Kopali            :Çamaşır dövmek için ağaçtan yapılmış aparat.
Feretiko         :Kendir liflerinin beyazlatılmış ipliğinden dokunan bez.
Masuri           :Telin sarıldığı aparat.
Kormi            :Tahtadan yapılmış iskemle tipi oturacak.
Kenef-ayakyol:Tuvalet.
Gece kuşu     :Yarasa.
Çuncuri         :Miya, en küçük beyaz sinek. 
Nayla            :Serender.
Podosi           :Fareye önlem için nayla direği başına konulan teker.                
Likapa           :Yaban mersininin bir cinsi.
Fikoki            :Handospara, ahududu.
Kartofi           :Patates.
Mamuli          :Kazık dikeninin küçücük kırmızı meyveleri.
 -----------------------------------------------------
Çepuk            :Dantel vs. içerisine konulan küçük el sepeti.
Kuviça           :Meyve toplamak için,veya taşıma amaçlı el sepeti.
Kül kuruni      :Beyazlatmak için sepet içersinde bir sıra çamaşır, bir
                      sıra kül serilerek yumuşatmaya bırakıması.
Sini                :Sofra.
Haşıl              :Mısır unu ile yapılan muhlamaya benzer bir yemek.
Tifti               :Yoğurt veya süte ekmek doğranması.
Kavut unu      :Taze mısırın ve kabak çekirdeklerinin kavrularak
                       öğütülmesiyle elde edilen un.
Lenger           :Yayvan ve kanarlari genis büyük bakir kap.
Portihala        :Doğuran ineğin ilk üç günkü sütü ile yapılan yoğurt.
Eğratluk         :İmece usulü yardımlaşma.
---------------------------------------------------
Kuti                :Çamurdan yapılmış küpün saplı küçüğü.
Küp kofterası   :Ortasında ayranı dövme çubuğunun hareket ettiği
                       deliği olan küpün ağzındaki kalın ahşap kapak.
Tapa-çişoma    :Tıpa.
Kadı                :Üzüm şirası koymaya yarayan bombeli ahşap kap.
Panti               :Ahırda ineklerin önlerine otların konulduğu yer.
Pali                 :İneklerin bağlandığı kazık.
Manaçı            :İneklerin boynuna geçirilen ip.
Arapiko felisi   :Kara kabağın kesilmiş bir dilimi.
Arapiko sütlisi  :Kara kabağın süt ve şekerle pişirilme şekli.
Manca             :Kara kabağın renkli fasulye ile pişirildiği yemek .
Hamsi kuşi      :Kılçıkları alınan hamsinin kiremitte pişirilmiş şekli.
 -------------------------------------------------------
Çiya                :Ateş yanarken sıçrattığı kıvılcım.
Kavatara         :Salatalık dalyanı.
Koti                :Kara lahananın bedeni.
Çivit               :Çekirdek.
Muta              :Çiten, çubukla yapılan kuru yaprak taşıma sepeti.
Yayık             :Yoğurtun yağını almak için asılarak çalkalama kabı.
Refani            :Tırmık.
Koliva            :Mısırın suda pişmiş şekli.
Rohtiko          :Kara lahana yemeğinin doğranan mısır ekmeği ve
                      tereyağı ile bir daha pişirilmesi.
-------------------------------------------------------------
Fitina             :Fide.
Ahpin             :Doğal gübre.
Hatya             :Gübreliğe atılan atıklar, süprüntüler.

Lom demiri     :Manıla olarak kullanılan kalın demir.
Muh               :Çivi.
Palan             :Hayvanın semeri ileri kaymasın diye hayvanın arka
                      kısmından sarmalayan geniş deri kayış.
Kocacuk          :Hayvan semerinin arkasında yükleri iple bağlamak
                      için demirden yapılmış eğri tutamaklar.
Kaş                :Hayvan semerinin ön kısmılda yükün iplerini
                       bağlamak için ahşap kayıt, kol.
Sağırpoş         :Hayvanın kıçının üstü veya üstüne konulan örtü,
Kantarma        :Atları dizginlemek için ağızlarına konulan yularlarına
                       bağlı demir aparat.
Eyer                :Binek atları için semer yerine kullanılan şey.
Kolan              :Hayvanların semeri düşmesin diye göğüsleri
                       altından geçirilip semeri hayvana sabitleyen kemer.
Fafatara          :Kelebek.
Tospağa          :Kaplumbağa.
Muncuri           :Hayvanların ağzının bulunduğu başının en ön kısmı.
Kutuçi             :Gaga, burun.
Zambula          :Hayvanların derisinden kan emen bir böcek, kurt.
Ğanca              :Bir çeşit kene, kan emen parazit, zambula.
Keğle               :Bit.
Patuli               :Kar tanesi.
Karakoçan        :Siyah eşek.
Şamira             :Çok süt veren inek.
Moziko             :Sütü azalıp biten inek.
Nosoka             :İlk yumurta yapma olgunluğuna eren tavuk.
Kosi                 :Kuluçkaya yatan tavuk.
Kaaber-Roka     :Büyük cins mısır koçanı.
Saçak               :Çatıların duvarlardan dışarı çıkan ve tabanla çatı
                         arasına eşya, yiyecek konulabilen kısım.
Hamlağus          :Taze mısır.
Kurçeli-çeli       :Mısırın sapının sert kısmı.
Hopi                  :Tane oluşmayan mısır.
Livor                 :Ekseri mezarlarda biten bir bitki.
Matiçali             :Eğrelti otunun bir cinsi.
Lağus rokopisi    :Mısır fidesinin küçük şeklinin seyreklenişi.
------------------------------------------------------
Çafladı               :Odunun parçacığı.
Kaçapeti             :Taş olmayan, topratan sert bir katman.
Peşuk                 :Beşik.
Beşik kamarasi   :Beşiğin üst kısmındaki kayıt, seren.
Enteri                :Elbise.
Jipon                 :Elbisenin altında giyilen etek.
Fustan               :Uzun kollu, ferah etekli bi entari turu.
Halaçi                :Dolu.
Kuyizma-ğarğaris:Yüksek sesle feryad etme.
Kuku                  :Kukku kukku diye öten baharda gelen bir kuş.
Çiğa                   :Çeşitli sesler çıkaran, harmanda görünen bir kuş.
Pardi                  :Peee diye bağıran, sesi uğursuz sayılan çakal.
Sultuçi                :Ceviz, kestane silmeye yarayan uzun sırık.
Şamata               :Ses.
Kalobya              :Harman zamanı olan sarı renkte kuş.
Ğavroş                :Kaya balığı
Momoli                :Böcek, kurt.
Rokopeti, Rohati  :Kendir veya yün yumaklarının iplik eğirmek için
                            takıldığı ahşap bir düzenek. 
Tomon                 :Mısır saplarının bağ bağ sırığın etrafında toplanışı.
Otluk                   :Mısırın sap kısmı.
Çefo                    :Ot köklerinin birbirlerine sarmalanmış şekli.
Koma                   :Yar, set.
Çupuri                 :Suyu sıkılmış üzümün posası.
Kıtlık                   :Fakırlık, yoksulluk zamanı.
Kaçan                  :İskembe.
Çiğirta                 :Sulu hamurun tavada yağda pişirilmiş şekli.
-----------------------------------------------------
Çitari                   :Horozun başının üzerinde bulunan etsi organ.
Peştamal-çeşan    :Başa alınan veya bele sarılan mahalli bir örtü.
Mitari                   :Dokuma tezgâhında bir teli aşağı, diğerini yukarı
                            çekmek için tellerin geçirildiği iki araç,
Arişak                  :İplik eğirmek için el ile döndürülen bir ucunda
                            yuvarlak ahşap teker bulunan küçük el aleti.
Teşik                    :İplik eğirmek için el ile döndürülen bir ucunda
                             yuvarlak ahşap teker bulunan büyük el aleti.
Çağra, çahra         :Teli masuraya aktarmak için kol ile çevrilen bir
                             aparat.
Yığ                       :İplik eğirmek için kullanılan arışak veya teşiğin
                             sap kısmı.
Ketan                   :Kendir lifinden yapılan iplikle dokunan bez.
Peşkir                   :Ketan bezinden uçları püsküllü küçük havlu.
---------------------------------------------------------
Kontra                  :Kadın ayakkabısı.
İskarpin                :Ayakkabı.
Hedik                   :Karda yürümek için ayağa bağlanan kasnak.
Maçahtara            :Bir omuza alınan bir ağaca diğer omuzla destek
                            vermek için kullanılan bir sopa, dal vs.
Peçere                 :Arazileri çeviren çıt.
Leht                     :Mezarda ölünün hafif sağa dönük olabilmesi için
                            kıble tarafında kazılan meyilli yer.
Çonoşi-feçan        :Mezarda ölünün üzerine konulan kabir tahtaları.
Saraybağı             :Ahşap evlerin tahta duvarlarını üst ve köşelerden
                          birbirlerine bağlayan ağaçlar.
Cendere              :Bir şeyi sıkıştırmak için sağı solu bırakılıp ortası
                           yarıya kadar çıkarılıp atılan ağaç, mengene.
Didimari eriği      :Bir cins ince erik çeşidi.
Lapaza               :Sulak yerleri seven, marula benzer bir ot.
Duduli                :Dere otu.
Kalaç                 :Sıcak esen rüzgar.
Viryo                 :Yosun.
---------------------------------------------------------
Firfilik                 :Bekçi düdüğü, düdük.
Kopça                  :Düğme.
Piştof                  :Tabanca.
Kukuli                 :Meyve toplamak için uzun sırık ucuna takılan
                           demir çikliye dikilmiş küçük torba.
Zot                     :Demiri kızdırıp dövmek.
Sakunar              :Ambarda tahılların konulduğu bölüm.
Hemence            :Heybe, bez çanta.
Şarvata               :Kaşkol.
Abaniye              :Başa sarılan, veya sırta alınan örtü.
Çuha                  :Kalın palto.
Hartoma             :Yaylalarda evlerin üzerinin kapatıldığı kalın tahta.
Kamçi                 :Kamçılamak için ip veya meşinden yapılan şey.
Gogori                :Topaç.
Zoksi                  :Aletin ağzının iyice kırılıp bozulması.
Apoksi                :Aletin ağzının kızdırılıp dövülerek uzatılması.
---------------------------------------------------
Ev hayatı            :Ahşap evlerin kapı girişi, antre, balkon.
Kervet                :Yatak, şilte.
Hohori                :Gece ismi gibi öten ve uğursuz sayılan bir kuş.
Kiviçi                  :Gece ismi gibi öten ve kız doğacağına yorumlanan
                           bir kuş.
Apsomati            :Ateşin közünün üzerindeki oluşan beyaz hav.
Koça nöbeti        :Devamli öksürük.
-------------------------------------------------------
Çiça                    :Emzik.
Viça                    :İnce çalı, dal parçası.
Paçı                    :Kız çocuk.
Filketa                :U şeklinde bir cağ üzerinde örülen oya, dantel.
Tentene              :Dantel.
Kanaviça             :Bez üzerine el ile işlenerek yapılan desen, örgü.
---------------------------------------------
Hurtuli                :Guvatır.
Hurtuliça             :Tanelerinden tespih yapılan bir otun taneleri.
Miya                   :Küçük beyaz sinek.
Çimidi                 :Beyin, cevizi dövüp yağ ile karıştırılmış şekli.
Muşi                   :Hayvanın ayağının yere bastığı kısmı.
Yonga                 :Ağaç işlenirken çıkan küçük parçalar.
Atiçi                   :Salatalığın küçük çiçekli şekli.
Prömo                 :Erken olan, erken yetişen bitki, meyve.
Çarık                   :Deriden yapılan bir cins ayakkabı.
Çarık bağı            :Çarığı bağlamak için deriden yapılmış bağcık.
Kumuşi                :Kestanenin dışındaki dikenli kısmı.
Kösre                  :Alet bilemek için kol ile çevirilen bileme taşı.
Bureng                :Su borusu.
Playara                :Değirmenin üst taşının üzerine oturduğu yığın
                            tepesindeki demir.
Çamçaka             :Değirmen taşının hemen üzerinde bulunan mısırın
                           düştüğü kısım, kap.
Pağsa                  :Maran, arazilerde oda biçiminde yapılan ilkel yapı.
Korob                  :Basıt küçük yapı, kulübe vs.
Kurebi                 :Ucundaki kesici kısmı kıvrık küçük kesici alet.
Maça                   :Çapa kazma.
Modoni                :Değirmende mısırın döküldüğü bölüm, kap.
Dibek taşı            :İçersinde tokmakla tane dövülen oyulmuş taş.
-----------------------------------------------------------
Hark                   :Su kanalı, ark.
Sifoni                  :Değirmen oluğu dibinde su çıkışını daraltan şey.
Kıran yapmak      :Değirmen taşlarının öğüten kısımları düzlendikçe
                           yeniden demir tarakla tırtıklamak.
Odu kopmak        :Çok korkmak.
Pisik                    :Kedi.
Masti                   :Dişi kedi.
Piçef                    :Ucu keskin taş parçası.
Gön                     :Deri, post.
-----------------------------------------------------
Kebre                  :Gübre.
Bereket               :Taze mısırda oluşan bir nevi mantara da denir.
Zibidi                  :Küçücük.
Alil                      :Özürlü, beceriksiz.
Ander                  :Ağır hareket eden, uyuşuk.
Salahana             :Başıboş gezen.
Cenabet              :Cünüp.
Kanayaklı            :Kadınların güçsüzlüğünü belirtme ifadesi.
Pupuka               :Nazık, etkilenmekten korkan.
Mendebur           :Pinti, patavatsız.
Bolaki                 :İnşallah.
Şapotlamak         :Tokatlamak, tokat atmak.
Hovunu almak     :Havasını, hırsını almak, öfkesini gidermek.
------------------------------------------------
İştoni                  :İç donu, don, uzun kilot.
Çurçuli                :Hertarafı yırtılmış, yırtık dökük.
Purtuli                :Kilim dokumak için sirim sirim kesilen eski bez.
Avara                  :Boş duran, boşuna bekleyen.
Meson                 :Köy evlerinin tabanına konulan kalın ağaç kiriş
Vurçi                   :Kendir taramak için kullanılan tarak.
Uskuli                  :Taranan kendirleri sarmalayıp yumak yapmak.
-------------------------------------------------------
Rahna                 :Örümcek.
Rahna ketanı       :Örümcek ağı.
Ğezel-zibil           :Süprüntü atığı.
Hoholi                 :Karmakarışık olmak, birbirine katışmak.
Bel                      :Ekin ekmek için toprağı aktarmaya yarıyan alet.
Beyuk                 :Büyük.
Ğoli                    :Bahçe bellenirken aktarılan büyük toprak parçası.
Tohli                   :Küçük buzağı.
Tabah                 :İneklerin ve buzağıların ishal olması.
Kakanis etmek    :Yumurta eden veya korkan tavuğun bağırması,
Pifoli                  :Tavuğun yumurta yaptığı yer, folluk.
--------------------------------------------------------
Timya                 :Az bulunan, önemli.
Nezuk                 :Nazik, canının kıymetini bilen.
Lapara                :Kendini salmış, sallapatı.
Lobut                  :Anlayışsız, yontulmamış.
Rospi                  :Orospu, fahişe.
Kopeli                :Piç.
Muhanat             :Üşenen.
Moli                    :Su her tarafına ulaşmamış hamur topağı.
Ğazluk                :Girilemeyen dikenlik.
Kaful                  :Dikenlerin bir şeyi kaplayıp sarması.
Koça                  :Ellerde olan sığıl.
Forno                 :Şişmiş, şişirilmiş, kurbağa.
Fufudi                :Sığıl, sivilce, kabarcık.
-------------------------------------------------------
İşmar etmek       :Göz etmek, işaret vermek.
Mostraluk           :Görünmekten hoşlanan, yol başlarında gezinenler.
Hemayil              :Müska, tilsim.
Davara               :Karabasan, bir nevi cin.
Kudi kudi            :Köpeği çağırma sözcüğü.
Afkurma             :Havlama, fazla konuşana söylenir.
Obur çıkmak       :Hortlak, hortlamak.
Havaciva            :İlaç olarak kullanılan bir madde, veya hava hoş
                          anlamında kullanılan bir deyim.
Hamel çekmek    :Tahtanın iki ucuna ip bağlayıp iki kişinin onunla
                           toprağı çekmesi, aktarması.
Hamlanmak         :Ağır bir iş sonucu kasların ağırması.
Parpara dökmek  :Kızarak çokça söylenmek.
-----------------------------------------------------------
Çatapat  gelmek :Karşılıklı tesadüf etmek, buluşmak.
Kekez-dilo          :Kekeme.
Korbakor çıkmak :Mezardan hortlamak, kınamak için kullanılır.
Kaskarına            :Boyunduruk, baskı altına almak.
Patiçi                  :Taze fasulyenin taze hali.
Bakraç                :Üstten saplı kap.
Çilahani              :Kavurma.
Luturi et             :Kemiksiz bol et.
Anafor                :Uyanık geçinmek.
----------------------------------------------------------------
Ağu                    :Zehir.
Çalçoka              :Yabani hayvanları kaçırmak için yapılan, bir tarafı
                           su için oyulan, diğer tarafında korkuluk takmak
                           için uzun bir çıta bulunan, su dolunca devrilip
                           hareket edip nallara vurmak suretiyle ses çıkaran
                           bir düzenek. Bozuk anlamına da gelir.
Çipa                   :Arinin iğnesi.
Haloti                 :Balgam.
Kıça                   :Topal, aksak.
Longoz               :Su ile dolan çukur.
Fitruka               :Kestanenin yerden biten taze fidesi.
Harçı                  :Fasulye vs. için dikilen sırık.
Tağra                 :Odun kesmek için kullanılan kesici alet.
Sayta biçki         :Testere ağzının ahşap çıtalar arasında gerdirilmesi.
Sümüç               :Baş parmak ve şehadet parmağının açılışı, ölçü.
Sinağuş              :İşaret koymak.
Kırnap tel           :İnce ip.
Çapli atmak        :Düğüm atmak.
Emcük               :Emzik.
Salmi                 :Dokuma tezgahında bezin sarıldığı yuvarlak kayıt.
Tatuli                 :El ayası, ayak tabanı.
Kupas düşmek    :Yüz üstü düşmek.
Ğavroz               :Beşikte çocuğa yatağı ıslatmasın diye konulan kap.
--------------------------------------------------------------
Kırış                  :Eski ahşap evlerde duvarların altına ve üstüne
                         konulan yatay kalın ağaçlar.
İstiları                :Eski ahşap evlerde kapı ve pencere kenarlarına
                          dikey konulan kenarlıklar.
Taraba               :Eski ahşap evlerde iki oda arasındaki bölme.
Çaynik               :Çay demlemek kabı.
Analis etmek      :Yumuşatma işlemi.
Ketan                :Kendir lifinden yapılan ipliklerle dokunan keten bez.
Kasar                 :Beyazlatma işlemi.
Aba                   :Abla
--------------------------------------------------------
Parakami            :Eski evlerde ateş yakılan yerin çevresi.
Koçan                 :Mısır koçanı.
Maroslamak        :Suyu kaçmak, sararmak, bürüşmek.
Kaçan-Şilepeçi    :İşkembe, işkembe parçası.
Çaplika               :Dokuma el sepeti.
Temeçi               :Taze fındık sürgünlerinin katlarının ayrılmış şekli.
Kongoşi              :Ayağa giyilen bir çeşit ayakkabı.
Çapula               :Ayağa giyilen ve arkasına basılan ayakkabı.
-----------------------------------------------------------
Buğri                  :Burgu, el matkabı.
Kodes                 :Kapalı hücre, mahzen.
Süser                  :Bir kilit çeşidi.
Zipazip               :Tıkabasa.
Çumaşı               :Çok tuzlu.
Hoşmer              :Peynir, tereyağı ve mısır unuyla yapılan yemek.
Fut çekmek        :Nefesle bir yudum içmek.
Ğarğaris kopmak :Yüksek sesle feryat etmek.
Pupu olmak        :Yara olmak.
Çeşin etmek       :Bir şeyi ilk tatmak, çeşni.
---------------------------------------------------------------
Tentenis etmek    :Titremek, ayakta duramamak hali.
Andimeri              :Denge kaybetmek, sersemlemek.
Nuğamisa             :Giyim kuşam hastası olmak.
Poğota                 :İneklere su içmeleri için yapılan telkin.
Buci                     :İnek ve buzağıları çağırma sözcüğü.
Kiçi kiçi yemek     :Buzağıların, koyunların yerken çıkardığı ses.
Hiliça                   :Olgunlaşmamış çok taze mısır koçanı.
Hopi                    :Mısır, fasulye vs. kabukları.
--------------------------------------------------------------
Pepe                     :Süt.
Maşraba                :Küçük yandan saplı kap.
Tifora- Pavli          :Bir cins ince mayhoş üzüm.
Hanapi                  :Bir çeşit armut ismi.
Tongor                  :Bir elma cinsi.
Yağluk                  :Bir çeşit el havlusu.
Lop olmak             :Tam olgunlaşmak, değmek.
Kukuçi                  :Meyvenin olgunlaşmamış halı.
Kukulapı               :Bir armut çeşidinin ismi.
--------------------------------------------------------
Mile                      :Cam misket.
Miras                    :Ceviz ile oynanan bir oyunda bir ele konulup
                             diğer elin şehadet parmağıyla hedefe fırlatılan
                             ceviz veya cevize benzer sert ağaçtan yapılan
                             oyun nesnesi.
Heneke                 :İki cevizi yanyana koyup hedef yapma oyunu.
Şimendifer            :Eşşeğe verilen bir ad.
Namaztaş             :Namaz kılmak için tek parça düz taş.
Kehriz                  :Toprak altında yapılıp üzeri örtülen su kanalı.
Çihpir                   :Çalı çirpi parçacıkları.
Patoma                 :Hayvanların altına döşenen kalın döşeme tahtası.
Fotin                     :Potin, ayak bileğini örtecek kadar uzun, bağcıklı
                             veya yan tarafı lastikli ayakkabı.
Lapişka                  :Yırtık pırtık ayağa giyilen şey.
Lapşi ağız              :Ağzını, dilini tutamayan.
Kaleçi                    :İnce delikli boncuk.
Yazma                   :Çember, baş örtüsü.
Kekül                    :Saçların ön kısmındaki kısmı, perçem.
Kuvarı                   :İncirin olgunlaşmamış ham şekli.
Kav                       :Ağaç bedenlerinde oluşan bir tür mantar.
--------------------------------------------------------------
Ğorğorina              :Boğazının altı sarı olan çalıkuşu.
Hacika                   :Boğazının altı turuncu olan kızılgerdan kuşu.
Anağula                 :Toprağın altını eşerek giden çok ayaklı böcek.
Kör siçan               :Köstebek.
Çağana                  :Yengeç.
Eğri hasan              :Sularda eğri eğri dolaşan su böceği.
Koğlidi                   :Sümüklü böcek.
Vizori                     :Sümüklü böceğin kabuğu.
Seferberluk            :2 Ağustos 1914 Osmanlı seferberlik ilan etti!
---------------------------------------------------------------
Burma                     :Otları asıp kurutmak için sarmalamak.
Tereteli                   :Tiyeter, üzüm toplamak için uzunca sepet.
Saçak                      :Çatının çıkma kısmı, yağmurdan korunan kısım.
Tohli                       :Küçük buzağı.
Kulincuka                :İneğin bağının bağlanış şekli.

Kamil HOŞOĞLU 28/12/2017

Paylaşım ...

 Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah ki, O’ndan başka ilah yoktur. O hayydır, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O’nundur. O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (Hiçbir şey O’na gizli kalmaz.) O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar, O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Hadis-i Şerif

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"iman bakımından müminlerin en mükemmeli, ahlâkça en güzel olanlar ve ailesine en güzel davrananlardır."
Aişe radıyallahu anha. Tirmizî.

Bir Ayet ve Anlamı

CİNN -1-

De ki: “Cinlerden bir topluluğun (Kur'ân) dinlediği, sonra: “Biz gerçekten harika, güzel bir Kur'ân işittik.” dedikleri bana vahyedildi.”

Kafiyeli Veciz Sözler

Dünyada en güzel şey biliniz ki adalet,
Liderlerde olursa daha güzeldir elbet.

Savaşla, kılıçlarla alınsa da ülkeler,
Onları ancak korur adaletli ilkeler.

Haksızlar adaleti haksızlık gibi sanır,
Suçsuz olduklarına insanlar hep inanır.

Get more Joomla!® Templates and Joomla!® Forms From Crosstec
Design Downloaded from free Joomla templates | free website templates | Free PSD Files | Funny Soccer Videos.