





![]() | bugün | 75 |
![]() | dün | 169 |
![]() | bu hafta | 865 |
![]() | bu ay | 3492 |
![]() | tümü | 856004 |













İsmail TEMEL Bey’e veda
Yıl iki bin on iki, aralık yirmi sekiz,
İsmail TEMEL beyle olmuştu tanışmamız.
Çok soğuk zannetmiştik kendini ilk bakışta,
Günlerin tesiri var, gelmişti karakışta.
Zaman ilerledikçe keşfettik hocamızı,
Şaka ve espirilye hoşnut eyledi bizi.
Isındık kendisine gönül dostu olarak,
Amir-memur yaşadık sorunsuz alnımız ak.
Başı beyaz oluşu ağır başlılığından,
Emretmekten hoşlanmaz amir olarak inan.
Doğru bildiklerini çekinmez söyler bir bir,
“O top sende” diyerek görevi hatırlatır.
Ailevi nedenle gitmeye mecbur kalmış,
Üç yıllık görevinde bizden pekiyi almış.
Hiç ısrarcı olmadan yalnız doğruyu diyen,
Hiç kimsenin işine karışmayı sevmeyen,
Baba bir idareci, dürüst ve ağırbaşlı,
Genç bir delikanlıdır, görünse bile yaşlı.
Bir İsmail misali, halim selim bir insan,
Pek fazla bulamazsın bu huya sahip olan.
Temel soyadı gibi Müftülüğün temeli,
Makamına yakıştı bize geldi geleli.
Bir gönül dostu idi, ayrıca mütevazi,
Kardeş gibi görülen bütün personel razı.
Keşke fazla kalsaydın, üç yıl çok kısa zaman,
Dostluğumuz sağlamdır, etmezdik seni pişman.
Biz seni sevmiş idik, gidiyorsun alnın ak,
Sakarya-Ferizli’ye ağır müftü olarak.
Yine hüzünlenmişiz, bir dosttan ayrılık var,
Allah utandırmasın ömrün sonuna kadar.
Ayrılıktan mı bilmem hava soğuk, yollar buz,
Yine bir karakışta seni uğurluyoruz.
Yıl iki bin on altı, gündür yirmi beş ocak,
Veda yemeği için akşam beraber olmak.
Bu vedaya tanıktır eğitim merkezimiz,
Erken ayrılışına asla razı değiliz.
Bizim hakkımız varsa helal olsun diyoruz,
Seni incitmiş isek helallik diliyoruz.
Ferizli ! Bir lütuftur hocam Allah’tan size,
Mazereti olmazsa vermezdi onu Rize.
K HOŞOĞLU 21.01.2016
(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.
Müslim, İmân, 95.
Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah’ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever. HUCURAT 9
Aklını kullananlar akıllıdır büsbütün,
Başkasının aklını kullanan daha üstün.
Akıllı olunmada önem şurada saklı,
Yerinde, zamanında kullanabilmek aklı.
Yeryüzünden yok olsa, kalksa bile akıllar,
Akılsız olduğuna sanmam inanan çıkar.
Doğru işlemiyorsa, keskinlik neye yarar,
Yanlış işleyen aklın keskinliğidir zarar.
Aptal olan kimseler en akıllı benim der,
Akıllı olan ise hep aptalım zanneder.
Daha akil olmaya çalışmayan her kişi,
Gerçekten bir ahmaktır, cahil kalmaktır işi.
Kim aklıyla övünür, benim çok aklım var der,
Hücrem rahat, geniştir diyen mahkuma benzer.
Zaman ve neşenizi sizlerden bir bir çalar.
En zararlı hırsızlar bilin ki akılsızlar,