





![]() | bugün | 75 |
![]() | dün | 169 |
![]() | bu hafta | 865 |
![]() | bu ay | 3492 |
![]() | tümü | 856004 |













Ali YILMAZ Hoca'nın ani ölümü
Çok büyük bir arzu gelir içimden,
Taziyeye gitmek istiyordum ben,
Müdür bey’in oğlu ölmüştü kalpten,
Yakın görünürdü bana uzaklar,
Nereden bilirim yolda tuzak var.
Kasım, Vahit, Yılmaz Hoca beraber,
Tortum'a gitmeye verdiler haber,
Onlarla gitmeye düşündüm değer,
Sekizde aldılar beni lojmandan,
Dönüşüm yok eşim, hasretime yan.
İlk kez çıkıyordum Artvin’e yola,
Arabaya bindim arkaya sola,
Artvin Merkezinde verdik bir mola,
Tazeledik burda hep abdestleri,
İnce yoldaymışız dönülmez geri.
Arkadaşlar aldı öteberi, muz,
Bana dediler ki sen de al sakız,
Muhabbet güzeldi, çok mutluyduk biz,
Kasım Hoca der ki siz öne geçin,
Kaderde yazılmış, mümkün mü kaçın .
Dünyada rızkımdan kalmasın dedim,
Bir simitle bir muz son anda yedim,
Sakızlar elimde dursun istedim,
Besmelem aklıma gelmişti o an,
Avucumda sakız öyle verdim can.
Ayni yerimize yine oturduk,
Şavşat’tan Ardahan yoluna girdik,
Yanlış gidiyorduk farkına vardık,
Döndük ki ecelden kaçamaz insan.
Kaderde belliydi hem yer, hem zaman,
Bir rampaya vurduk viraj önümüz,
Tır salmış geliyor sanki yollar düz,
Hiç fırsat kalmadı, kaçamadık biz,
Bu tır ne yapıyor bağırsak bile,
Kurtuluş yoktu, her şey nafile.
Rampadır çıkılmaz Artvin’in dağı,
Kontrolsüz tır gelmiş üstten aşağı,
Çözülmüştü artık dizimin bağı,
Katliamdan başka denemez buna,
Sol taraftan biçti, buladı kana.
Saat on otuz du, gün pazartesi,
Azrailim oldu Tır’in dorsesi,
Başıma geliyor ani darbesi,
Nefesim kesildi, dönmedi dilim,
Dünyam kararmıştı, söndü kandilim.
Duyanlar saçını başını yoldu,
Kazada tüm Artvin seferber oldu,
Bütün Rize’liler yanıma doldu,
Acımdan yanıyor nice yürekler,
Yetim kalan eşim yolumu bekler.
Yıl iki bin on beş, yirmi Nisandı,
Ölümümü herkes bir şaka sandı,
Acımla dostların kalpleri yandı,
Öksüz kaldılar, arkada gözüm,
Burhanettin’imle Besmele kızım.
Acı siren çalar hep ambulanslar,
Dünya artık bana geliyordu dar,
Ceset torbasına yakıştırdılar,
Evime götürün , ailem bekler
Üşürüm, soğuktur hasta haneler,
Kasım, Vahit, Yılmaz Hoca dostlarım.
Gönüllerinizde bilirim varım,
Sizi üzdüğümden hicap duyarım,
Bu hakkı nasıl öderim size,
Kanım sıçramıştır üzerinize.
Ali Paşa olmuş benim vatanım,
Buraya yerleşmek istedi canım,
Mal aldım, ev için yoktu imkanım,
Kalp kırmak, incitmek olmamış işim,
Meğer gönüllerde köşkler yapmışım.
Ali Paşa’da feryat figan var,
Bilmedim severler beni bu kadar,
Bilseydim gitmeye vermezdim karar,
İçecek su varmış Hamidiye’de,
Kaderde var ise sen ne dersen de.
Nezaket, zerafet timsali idin,
Bir dostluk, bir ümmet misali idin,
Kibar, tevazuya sevdalı idin,
Yüreğin misali gülerdi yüzünün,
Ayrılığın bize vermiştir hüzün.
Bir sevgi olarak kalplere aktın,
Gülücüklerini miras bıraktın,
Yüreklerimizi acınla yaktın,
Coşkuyla koşardın tüm hizmetlerde,
Her işte gönüllü sendin her yerde.
Bir lahza olsun kalkıp da bir bak,
Ağlıyor dostların hep hıçkırarak,
Herkese nasip mi ölmek alnı ak,
Ölümünü herkes gıpta ediyor,
Keşke ben de böyle ölseydim diyor.
Üzüntünden anan saçını yolmuş,
Meslektaşların seferber olmuş,
Yürekler yanmış, gözler yaş dolmuş,
Sahil camisinde coştu gönüller,
Hissettirdi bize hüznünü güller.
Müftü Yusuf DOĞAN görmeye değer,
Bir evladı gibi severmiş meğer,
Baygınlık geçirir gibiydi yer yer,
Acın, üzüntün bağrını deldi,
Yıllarca gülemez bir hale geldi.
Programlar yetimdir yoktur sunucu,
Ekranlardan indi sevginin gücü,
Gönülden bağın var, kalplerde ucu,
Hep sevdik yine de seveceğiz biz,
Seni kolay kolay unutamayız.
Yaşın elli birdi, ömrüm bahardı,
Yapacağın daha çok işin vardı,
Dostlarla yaşamak tam bu kadardı,
Ayrılışın biraz zamansız oldu,
Gençlik çağında güllerin soldu.
Bu dünyanın sonu ölüm nihayet,
Allah’tan dileriz sana mağfiret,
Dileğimiz yerin olmuştur cennet,
Mezarında artık rahat uyu sen,
Varsa haklar helal olsun gönülden.
Rize Alipaşa Mahallesi Merkez Camiinden Hamidiye mahallesi Merkez camiine nakleden Ali YILMAZ Hoca 20 Nisan 2015 tarihinde Müdür Ali KESKİN’in Tortum’da oğlunun cenazesine taziyeye giderken Artvin’de meydana gelen kazada vefat edişine ağıttır.
04/05/2015 Kamil HOŞOĞLU
(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.
Müslim, İmân, 95.
Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah’ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever. HUCURAT 9
Aklını kullananlar akıllıdır büsbütün,
Başkasının aklını kullanan daha üstün.
Akıllı olunmada önem şurada saklı,
Yerinde, zamanında kullanabilmek aklı.
Yeryüzünden yok olsa, kalksa bile akıllar,
Akılsız olduğuna sanmam inanan çıkar.
Doğru işlemiyorsa, keskinlik neye yarar,
Yanlış işleyen aklın keskinliğidir zarar.
Aptal olan kimseler en akıllı benim der,
Akıllı olan ise hep aptalım zanneder.
Daha akil olmaya çalışmayan her kişi,
Gerçekten bir ahmaktır, cahil kalmaktır işi.
Kim aklıyla övünür, benim çok aklım var der,
Hücrem rahat, geniştir diyen mahkuma benzer.
Zaman ve neşenizi sizlerden bir bir çalar.
En zararlı hırsızlar bilin ki akılsızlar,