





![]() | bugün | 44 |
![]() | dün | 169 |
![]() | bu hafta | 834 |
![]() | bu ay | 3461 |
![]() | tümü | 855973 |












MÜSLÜMANLAR NEDEN ÇARPIŞIR
وَإِن طَائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اقْتَتَلُوا فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا فَإِن بَغَتْ إِحْدَاهُمَا عَلَى الْأُخْرَى فَقَاتِلُوا الَّتِي تَبْغِي حَتَّى تَفِيءَ إِلَى أَمْرِ اللَّهِ فَإِن فَاءتْ فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَأَقْسِطُوا إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ
Eğer inananlardan iki grup vuruşurlarsa onların arasını düzeltin; şâyet biri ötekine saldırırsa Allâh'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla vuruşun. (Allâh'ın buyruğuna) Dönerse artık adâletle onların arasını düzeltin ve dâimâ âdil olun. Çünkü Allâh, adâlet yapanları sever. Hucurat 9
إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Muhakkak mü'minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki size rahmet edilsin. Hucurat 10
İslam dünyasına bakıldığı zaman Müslümanların bölük pörçük olduğunu, aşiretlere, kabileleri, dini gruplara, tarikatlere , mezheplere , çeşitli akımlara bölünerek darmadağın, bölük pörçük olduklarını görürsünüz. Müslüman kardeşini yerinden yurdundan sürmek için, malına mülküne el koyabilmek için, kendi menfaatlerine uyumlu hale getirebilmek için hatta ve hatta gavurun parasını kendisinden alarak eline verdiği silahla mermiyle Müslüman kardeşini öldürmek için bütün zamanlarını ve güçlerini ölüm pahasına olsa da harcamaktadırlar. Herkes de kendisini Müslüman zannederek Allahü Ekber bağırarak bu işi yapmaktalar.
Bunların din ile , Müslümanlık ile, Kur’an ile hiçbir alakaları yoktur. Bunlar En büyük Allah’tır ‘Allahü Ekber) demeleri de klişeleşmiş bir slogan olmaktan öteye gidemez. Çünkü şuurunda olmadan en büyük dediklere o Allah’a inanmıyorlar. Eğer o en büyük Allah’tır dedikleri Allah’a inansalardı HÜCÜRAT suresinin 9. Ve 10. Ayetlerinde Allah’ın ne dediğine bir bakarlardı.
Bakınız Hücürat suresinin 9. Ayetinde Allah c.c. Ne diyor ; Eğer mü’minlerden iki grup vuruşurlarsa onların arasını düzeltin; şâyet biri ötekine saldırırsa Allâh'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla vuruşun. (Allâh'ın buyruğuna) Dönerse artık adâletle onların arasını düzeltin ve dâimâ âdil olun. Çünkü Allâh, adâlet yapanları sever. Hucurat 9
Muhakkak mü'minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki size rahmet edilsin. Hucurat 10
Bu ayetlerin emirleri doğrultusunda durumu biraz analiz etmek gerekirse;
1- “Müminlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa onların aralarını düzeltin “ deniyor. Bu ilahi emir müminleredir. Gayrimüslimlere, Hıristiyan’a Yahudi’ye değildir. Demek ki ya bu vuruşan müminlerin, inananların arasını düzeltecek mü’min, inanan topluluğun olmadığına inanıyorlar, yahut bu vuruşanlar Allahü Ekber bağırarak kendilerinden başka inanan, mü’min olan bir topluluğu kabul etmiyorlar. Görünüşte durum da böyledir. Çünkü bunlarda beyin olsa ne için Müslüman kardeşini öldürmeye çalıştığını, elindeki silahın hangi devletin malı olduğunu, silahındaki merminin hangi devletin üretimi olduğunu, Müslüman kardeşini öldürdüğünde kimlerin sevineceğini, ülkesinde kaos olduğunda kimlerin silah cephane satıp mutlu olacağını, ülkenin yer altı ve yer üstü zenginlikleri için kimlerin sırtlanlar gibi beklediklerini düşünebilirlerdi. Maalesef Allahü Ekber bağırdıkları Allah’a inanmıyorlar.
2- Kendisini mümin, inanan zannedip çarpışmalarda Allahü Ekber bağıran ve kendisini Müslüman zannedenlerde beyin olsa birbirlerini kırmak için siyonizmin entrikalarına ve tuzaklarına düşmezlerdi, uyanık olurlardı. Uyanık olmadılar ve tuzaklarına düştüler ama yine uyanamadılar. Uyansalardı Müslümanlardan arabulucu, destek, güç isterlerdi. Halbuki yine tuzağa düşürenlerden silah, mermi, destek ve çözüm beklemekteler. Allah’ü Ekber dedikleri Allah’a inansalardı “Ey iman edenler; Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. Onlar asla size dost olmazlar. Onları dost edinenler onlardandır” ilahi ikazına uyarlardı.
3- “Sulh halinden sonra birbirleriyle vuruşan, çarpışan ve kendilerini iyi Müslüman zanneden taraflardan saldıran tarafa Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar vuruşun” emri o ülke içerisindeki Müslüman gruplara veya diğer Müslüman topluluklaradır. Ne yazık ki Müslüman ülkeler veya Müslüman toplulukların enselerinden birileri tutmuş beyinlerine dahi müdahale ederek onları kendi iç işlerini ıslah etme görevini yerine getirtmiyorlar. Dünyayı menfaat haritalarına bölen Siyonizm bu görevi daha da kötü bir hale koyabilmek için kendileri üstleniyor. Küresel güçlerin oyuncağı haline gelen Müslümanlara şeytanın pisliği olan petrolü Allah vermeseydi bu gavurlar bu topraklara hiç uğrar mıydı acaba ?
4- “Muhakkak mü'minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki size rahmet edilsin.” Ayeti kerimesine muhalefet edilen hususlar şunlardır,
a) Birbirleriyle çarpışan insanlar karşı tarafın mü’min olduğuna inanmıyor,
b) Birbirleriyle çarpışan Müslümanları etkileyebilecek dini önderleri , din adamları, dini bilgileri yoktur,
c) Birbirleriyle çarpışan Müslümanlar insan öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı, insanlara topluma zarar vermeyi yasak eden Allah’a inanmıyorlar ve bu nedenle ondan korkmuyorlar.
d) Birbirleriyle çarpışan Müslümanlar Allah’tan korkmadıkları için de Allah kendilerine merhamet etmiyor. İşte fitne ateşi suçluları da suçsuzları da beraber yakıyor.
Müslümanlar şöyle yüksek yerden dürbin ile veya ibret nazarıyla bir Müslümanların çarpıştığı beldelere bir baksınlar. Kazançları kaybettiklerinden fazla mıdır ? Kazandığını zanneden taraf kendisini destekleyen dış güçlere bir bedel ödemeyecek mi? Harap hale getirilen ülkelerini imar etme işini başkaları mi yapacak ? Bu yapılanların hesabını Allah’ın sormayacak mı? Bu suçsuz ölen insanların, yaralı ve sakat kalanların, öksüz kalan çocukların, dul kalan kadınların, bombalar altında can veren hayvanatın, böceklerin, bitki örtüsünün hesabını Allah sormayacak mı?
Unutmayınız ki fitneyi çıkaranlar imanı zayıf olanlardır, bencil olanlardır, kendi menfaatini ülkesinin menfaati üzerine görenlerdir, her şeyi en iyi ben bilirim diyenlerdir, ben ne yaptımsa doğrusu o dur zannedenlerdir, yapacağı işler konusunda Allah’ın buyruğu nedir diye bakmayanlardır, ahiret hayatının olduğuna orada hesapların sorulacağına inanmayanlardır, sulhun hayırlı olduğuna inanmayanlardır, katil canavar ve vahşi ruhlu öldürmeye meyyal olanlardır, düşüncesi kıt beyinsiz olanlardır, kendini yönetemeyen başkalarının uzaktan kumada ile yönettiği kişiliksiz kişilerdir. İşte onlar cahillerdir. İşte onlar gafillerin ta kendisidir. Allah gafletten ülkemizi, milletimizi, Müslümanları korusun. Amin….30.Ekim 2014
Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.
Buhârî, Edeb, 57, 58.
Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler.Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, Birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir. HUCURAT;11
Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının.Çünkü zannın bir kısmı günahtır.Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın.Birbirinizin gıybetini yapmayın.Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İştebundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir. HUCURAT ;12
Güzel aynaya aşik, aynalar güzel yüze,
Güzel- çirkin misali benzer gece gündüze.
Yelkenli, rüzgarlardan gitme gücünü alır,
Rüzgarlar esmeyince gemi gidemez, kalır.
Rüzgardan medet umma motorlu bir gemi ol,
Gücünü özünden al, sağlam kat edersin yol.
Arkana alamazsan eğer esen rüzgarı,
Yelkenini ayarla esen rüzgara bari .