BİR KULUN YAKARIŞI
Çok mükemmel yarattın, imtihana gönderdin,
Hata yapmamam için peygamber, kitap verdin.
Nisyandan türemiştir,(unutkan) insan adım,
Dünya meşgalesinden seni hatırlamadım.
Çok meşguldüm gün kısa, zamanlar geliyor az,
Uğraşsam da sığmadı günde beş kere namaz,
İşim gücüm geçim var, tutmazsam olurmu suç,
Tutmak istedim ama tutamamışım oruç.
İsterdim veremedim sadaka ile zekât,
Muhtaçları görünce nefsim ederdi feryat.
Hac ibadeti için harcayamadım para,
Yedirmek sanıyordum parayı Araplara,
Müslüman bir kulunum dağarcığımda elbet,
Anlamı nedir bilmem, kelime-i şahadet..
Ezanlar, şahadetler anılsan da her yerde,
Seni duyamıyordum kulaklarımda perde.
Günahlara isyana batmışım adım adım,
Seni gören gözleri bir türlü bulamadım.
Senin sevginden başka diğer sevgiler vardı,
Sevginden yoksun kalan bütün kalbim karardı.
Yolumu sapıtmışım, bin türlü melanet var,
Kibir, gıybet, suizan, kul hakkı, içki, kumar,
Direnmek istesem de bir şey etmiyor para,
Ne yazık ki çıkıyor bütün yollar mezara,
Ecel tayin edilmiş direnirim nafile,
Ölümüm bir gerçektir hazır olmazsam bile,
Uğraştım silemedim kalbimde olan pası,
Biliyorum korkunun yok ecele faydası.
Ya Rab ; affı seversin, Rahimsin beni affet,
Eğer affetmez isen hesap sorma, azap et.
Hesaba çekmektense Münker- Nekir ard arda,
Sormasınlar, yak beni yok et beni mezarda.
Yüzümü kara etme, utandırma mahşerde,
Sevenler, sevdiklerim hazır iken o yerde.
Dostlarım, anam babam, eşim varken meydanda,
Muhammed ümmetini çağırırken bir yanda,
Ümmeti toplanırken Peygamberin yanına,
Ben yakışamam asla onun yüce şanına.
Mahcup etme Allah’ım Peygamberim önünde,
Suçumu ifşa etme dehşeti büyük günde,
Ya kimse görmediği bir mekanda sorgulat,
Sorguya çekeceksen beni cehenneme at,
Şanına yakışır mi kulunu utandırmak,
Utandırma Allah’ım ya affeyle, yahut yak…
Kamil HOŞOĞLU 26.01.2006
(Kafiyeli Hoş Hatıralar ve Şiirler kitabından)