





![]() | bugün | 621 |
![]() | dün | 360 |
![]() | bu hafta | 2361 |
![]() | bu ay | 7574 |
![]() | tümü | 903616 |














Biz bi ağa olamadık da...
Yeniçeri ağalarından bilinen İsmail Ağa’nın hafiyeleri her zaman olduğu gibi bu gün de devleti ele geçirme pozisyonlarını kollaştırmaktadırlar. Müslüman görünümlü bu hafiyeler geçmişte olduğu gibi bu gün de ülkemizi siyonizme peşkeş çekmek için her türlü talimatlarını yerine getiriyorlar.
Hem ülkemizin hem dinimizin temellerini oymaktadırlar. İnanç sistemimizle oynamaktalar. Halkın birliğiyle oynamaktalar. Dinimizle diyanetimizle oynamaktalar. Tabanda olanlar Fethullahın tabanı gibi kendilerini İslam’ın en ideal Müslümanı olarak görüyorlar. Herkes uykudadır. 15 Temmuz gecesi kendi silahımızla ülkemizi bombalatıp teslim almaya çalışanlara karşı üst düzey hafiyelerden “Evlerinizden dışarı çıkmayın, ortalığın sakinleşmesini bekleyin”, gibi darbe girişimini destekleyici mesajlar atanların tespit edilip kamuoyuna ifşa edilmemesi, bu hafiyelerin yaptıklarının normal görünmesi demek değilmidir. Her cemaatin ve tarikatın tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet olabileceği neden düşünülmüyor. Yeniçeri Ağası İsmail Ağanın hafiye müdürlerinden birisi 15 Temmuzdan iki sene kadar önce Rize’de verdiği bir konferans sonunda şöyle demişti.” Kabirden bir el çıktı. İstanbul’u işaret etti. Kalp gözü keşfe açık zatlardan birisi gördü.” İstanbul yakın zamanda bizim olacaktır. O günleri yakında göreceğiz inşallah dedi. Salondakiler aval aval baktı ve alkışladı. Bir şey anlamadı. Çünkü insanımız bir şey anlamak istemiyor ki. Yani hafiyelerine demek istedi ki ; Umudunuzu yitirmeyin. Yakında darbe olacak ve ülke ele geçirilip bölüşülecek. Biz de İstanbul’da at oynatacağız. Kabirden bir elin çıkması, onu kalp gözü keşfe açık zatlardan birisinin görmesi demek “Üst aklın aldığı kararın bir ajanı tarafından uygulanacağı ” demek anlamına geliyor bence. Hafiye boşa konuşmaz. Dediği çıktı ama umutları kursaklarında kaldı. 15 Temmuz gecesi yeniçeri ağası İsmail ağanın dini ve siyasi hafiyeleri hal ve hareketleriyle darbe girişimini destekleyip başarılı olmaları için dua ettiler. Birçok benzerleri de vardı. Yemedi. Allah mazlum Müslümanlara yardım edenleri, dinine gerçekten sahip çıkanları Müslüman kılıklı sahtekarlara mağlup etmedi. Mahcup etmedi. Bir sahte hareket öldü, tarihin sayfalarına gömüldü. Mal varlığına el konuldu. Ne acıdır ki ; Yeniçeri ağası İsmail ağanın hafiyeleri içerleri kan ağladığı halde göstermelik gülücüklerle mirastan mal kapma telaşına düştüler. Bozuk itikatları ile galiba Fethullahın dine yapmak istediği ve yapmaya başarılı olamadığı hareketi tamamlamak istiyorlar. Yine Müslümanları kandırmak, yine Müslümanları aldatmak. “El Muhlisüne ala hatarin Azim” hadisini Erbakan’dan öğrenmişim. Yani Müslümanlar saf oluşları sebebiyle her kesi kendisi gibi zannettiklerinden büyük tehlike üzeredirler. Tanklarla, helikopterlerle, uçaklarla bombalandık. Yine uyanmamışa benziyoruz. Atom atılmasını mi bekliyoruz?
Durumu vahim görüyorum. Sahip kimdir soruyorum. Bu tecrübedir, değil yorum. Sanmayın aklımdan vardır zorum. Gidişata üzülüyorum. Uyanık olun diyorum. Dini birlik diliyorum. Dişim yok, diş biliyorum. Kamil HOŞOĞLU 13/01/2017
Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.
Buhârî, Edeb, 57, 58.
De ki: “Cinlerden bir topluluğun (Kur'ân) dinlediği, sonra: “Biz gerçekten harika, güzel bir Kur'ân işittik.” dedikleri bana vahyedildi.”
Dünyada en güzel şey biliniz ki adalet,
Liderlerde olursa daha güzeldir elbet.
Savaşla, kılıçlarla alınsa da ülkeler,
Onları ancak korur adaletli ilkeler.
Haksızlar adaleti haksızlık gibi sanır,
Suçsuz olduklarına insanlar hep inanır.